İçeriğe geç

ABT Tasarım & Doku Peyzaj’dan Ümraniye Üstgeçit Meydanı

ABT Tasarım Ofisi ve Doku Peyzaj imzalı Ümraniye Üstgeçit Meydanı; 14.623 m²’lik yeşil altyapısıyla otobanın ayırdığı kentsel dokuyu peyzajMAG’de birleştiriyor.

Yazan Editör2 dakikalık okuma

Ümraniye’de Kamusal Alanı Yeniden Tanımlamak

Yollar, kırsalda habitat bölünmesinin temel nedenlerinden biridir. Günümüzde kentlerin karşılaştığı en belirgin sorunlardan biri de yüksek kapasiteli ulaşım akslarının yarattığı benzer fiziksel ve sosyal kopukluklardır. Otobanlar ve geniş caddeler karayolu ulaşımında vazgeçilmez görünse de, genellikle kent dokusunu ikiye ayıran ve yaya hareketini sınırlandıran bariyerlere dönüşüyor. ABT Tasarım ve Doku Peyzaj ortaklığında tasarlanan meydan projesi, bu fiziksel ayrışmayı salt bir ulaşım problemi olarak değil, kentsel yaşamın bütünleştirilmesi gereken bir peyzaj tasarımı konusu olarak ele alıyor.

Geçiş Güzergâhından Yaşam Alanına

Ümraniye Belediyesi’nin ve tasarım ekibinin alanda benimsediği yaklaşım, yalnızca otoyol üzerinden geçen işlevsel bir yaya köprüsü inşa etmekten ziyade, alana yeni bir meydan kazandırma çabasıyla dikkat çekiyor. Tasarlanan alan, sadece iki yaka arasında bir noktadan diğerine geçilen bir güzergâh olmakla kalmayıp; insanların vakit geçirebileceği, buluşabileceği ve kentle yeniden bağ kurabileceği bir kamusal alan olarak kurgulanmış.

Yeşil Altyapı ve Ekolojik Süreklilik

Peyzaj tasarımındaki bu süreklilik, kent içinde ekolojik bir koridor denemesi sunarak yeşil altyapıyı da destekliyor. Projede yer alan doğa temelli çözümler, çevresel sürdürülebilirlik katmanını oluşturuyor:

  • Geçirgen zemin uygulamaları ve yeşil yüzeyler ile desteklenen yağmur suyu yönetimi.

  • Geniş ağaç dokusu ve gölgelikli yürüyüş aksları ile artırılan kullanıcı konforu.

  • Bisiklet yolları ve engelsiz erişim ilkeleri, araç odaklı ulaşım alışkanlıklarını insan odaklı bir deneyime çeviriyor.

Ulaşım altyapılarının sadece mühendislik ölçeğinde çözülen mekanik konular olmadığını, kamusal yaşamı zenginleştirecek fırsat alanları barındırdığını bu projede net bir şekilde okuyabiliyoruz.

14.623 metrekarelik bir alana oturan proje, kentin parçalanmış dokusunu onarma niyeti taşıyan, sosyal etkileşime olanak tanıyan ve Ümraniye için yeni bir toplanma alanı formülize eden dikkat çekici bir peyzaj meydanı çalışması.

Sonuç olarak bu yaklaşım; modern kentlerde gri altyapı ile kamusal yaşamın çatışmak zorunda olmadığını, doğru peyzaj ve tasarım kararlarıyla ulaşım ile kent yaşamının aynı mekânda işleyebileceğini gösteren anlamlı bir kentsel mekân pratiği olarak öne çıkıyor.

2 Eylül 2026’daki törende Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TEM bağlantı aksındaki araç trafiğinin 230 metrelik alt geçide gömülerek zemin kotunun yayaya teslim edileceğini duyurdu.

Meydanlar, salt fiziksel bir boşluk değil; farklı sınıfların ve kültürlerin ön koşulsuz temas ettiği, kentsel aidiyeti güçlendiren sosyolojik katalizörlerdir. Bireylere “öteki” ile karşılaşma ve toplumsal görünürlük imkânı sunan bu alanlar, kolektif belleğin inşa edildiği, tesadüfi buluşmaların yanı sıra sivil iradenin ve demokratik katılımın sahnelendiği en temel kamusal odaklardır. Dolayısıyla bir kentin meydanı ne kadar erişilebilir ve canlıysa, o toplumun ortak yaşam kültürü ve sivil dayanıklılığı da o denli güçlüdür.

devamı

İlgili yazılar

Yeni sayıyı ilk sen duy

E-posta adresini bırak; yeni sayı ve yazılar çıktığında haber verelim. Başka hiçbir şey için kullanmayız.